Ask ve tutku sairlerle salon insanlarinin, filozoflarla saf insanlarin surekli birbiriyle karistirdiklari iki farkli ruh halidir.
Askta duygular karsiliklidir, zevk alma konusunda hicbir seyin bozamadigi bir guven duygusu ve fazlasiyla istikrarli bir haz alis-verisi vardir, iki gonul arasinda tam bir baglilik vardir,
Askta duygular karsiliklidir, zevk alma konusunda hicbir seyin bozamadigi bir guven duygusu ve fazlasiyla istikrarli bir haz alis-verisi vardir, iki gonul arasinda tam bir baglilik vardir,
ama kiskanclik da yabana atilmaz.!
Bu durumda, sahip olmak bir aractir, amac degil; sadakatsizlik aci verir ama ayirmaz; ruh ne fazla ne eksik atesli ne de calkantilidir, hic eksilmeyen bir mutluluk icindedir ve nihayet, ilahi bir nefesle zamanin sonsuzluguna bir bastan bir basa yayilan arzu onu bizim icin ayni renge boyar:
Hayat berrak bir gok gibi mavidir. Tutku askin onsezisi ve aci ceken butun ruhlarin ozledigi sonsuzlugudur. Tutku belki de bosa cikacak bir umuttur.
Tutku hem aci hem bir gecis donemi anlamina gelir. Umut sondugunde tutku biter.
Erkekler de kadinlar da onurlarina leke surmeden birden fazla tutkuya kapilabilirler; mutluluga kanat acmak o kadar dogaldir ki!
Erkekler de kadinlar da onurlarina leke surmeden birden fazla tutkuya kapilabilirler; mutluluga kanat acmak o kadar dogaldir ki!
Ama hayatta tek bir ask vardir.
Bu durumda duygular uzerine yapilmis, yazilmis ya da sozlu butun tartismalar su iki soruda ozetlenebilir: Bu bir tutku mu? Ask mi? Aski devam ettiren hazlarin mahremiyetini tanimadan ask diye bir sey olamayacagindan, duses bir tutkunun pencesi altindaydi…